Kızını kaybedince koruyucu aile ile tekrar anne oldu

GÜNDEM 01.07.2024 - 13:45, Güncelleme: 01.07.2024 - 13:45 914 kez okundu.
 

Kızını kaybedince koruyucu aile ile tekrar anne oldu

Kızını kaybedince koruyucu aile ile tekrar anne oldu
Isparta’da yaşayan Mümine Altıntaş, kaybettikleri kızlarının ardından koruyucu aile olmaya karar verdi. Down sendromlu Gizem’e koruyucu aile olan Mümine Altıntaş, 11 yıldır kızı Gizem ile mutlu bir şekilde hayat sürüyor. Mümine Altıntaş açıklamasında ise; “Benim daha önce down sendromlu bir kızım vardı. Kansere yakalandı, uzun süre tedavi gördü ama kurtulamadı. 22 yaşında vefat etti. Kızım vefat ettikten sonra zor bir sürece girdim. Down sendromlu çocuklarla yaşamak güzel bir şey ama zor bir süreçtir. Eğitimi zor. Bununla başa çıkabilmek çünkü hayatınızınız içinde sürekli bir eğitim programı oluyor. O yüzden biraz zorlanacağımı düşündüm çünkü o zamanlar zor bir süreçten geçmiştim. Sonra başa çıkabileceğimi, yapabileceğimi düşündüm çünkü Gizem benim için hayata tutunma vesilesi olmuştu. O sıralar kızımın vefat etmesi beni gerçekten fazla yıpratmıştı. Kendimi kapatmıştım daha doğrusu, iletişime her şeye kendimi kapatmıştım ama Gizem’in benim evime gelesi benim hayata tutunmam demekti. O yüzden Gizem’e tutundum. Onunla beraber, onun için bir şey yapabileceğimi düşündüm. Kızımın yasını tutmaktansa kalkıp birilerinin elinden tutabilmek, onu hayata kazandırabilmeyi, onun için iyi bir şeyler yapmayı düşündüm. Tabi ki başlarda biraz zorlandım çünkü sizin canınızdan, kanınızdan hiç tanımadığınız bir çocuğu getiriyorsunuz. Nasıl yapabileceksiniz? Küçük mesela, onu tanımıyorsunuz. O süreçte biraz Gizem’i gözlemledim. Ne kadar idrakı açık? Ben onun için neler yapabilirim? Onunla beraber, biz neler çalışabiliriz? Baktım ki Gizem’in algılaması çok güzel, ben bu konuda Gizem’le bir şeyler yapmanın kolay olacağını gördüm. O yüzden hem eğitim sürecimiz başladı çünkü Gizem, bize geldiğinde bir kelime dahi kullanamıyordu, hiç sesi yoktu. Sadece bir tane hareketi vardı, şöyle; su istiyordu. Bizde gerisi hiç yoktu. Sonra Gizem’le ilgilendikçe, bizim sevgimizi de aldıkça, bize güvendikçe artık seslerimiz çıkmaya başladı. Artık kendini ifade etmeye başladı. Tabi bir 11 yıldır sürekli bir eğitim sürecimiz var. Hem sporla ilgili hem akademik olarak eğitimimiz var. Ben tecrübelerimi, kızımla yaptıklarımı Gizem’le beraber halen daha yapmaya devam ediyorum. Gizem çok şeyler kazandı. Şu anda öz bakımını kendi yapabiliyor. Ev işlerinde bana yardım edebiliyor. Okuma-yazmamız daha çok oturmadı ama onlara da devam ediyoruz. Gizem, kolay bir çocuk. Siz sevdiğiniz sürece size karşılığını verebiliyor. O yüzden çok emek sarf ediyorsunuz ama emeğin karşılığını da alıyorsunuz. Boş zamanlarımızda, çok boş zamanımız olmuyor ama genelde Gizem’in istediği şeyleri yapmaya çalışıyorum. Gizem mesela yemek yemeyi çok sever, müziği çok sever. Beraber onuna o ne seviyorsa, bazen sinemaya gideriz. Bazen dışarıda piknik yapmayı çok sever, çok fazla dışarıda oluruz. Şu an ben takı tasarımcısıyım, Gizem’le beraber takı tasarlıyoruz. Gizem’e takı yapmayı öğretmeye başladım. Yapabilirlikleri çok fazla değil bu konularda ama inanıyorum ki; çalıştığım zaman çok fazla şeyler başaracak. Gizem’in yaşı çok değil daha 15, böyle 20’lere daha ilerlerse becerikli bir çocuk, inanıyorum ki ona kendini avutabilecek meşgale bulabiliriz. Neden koruyucu aile olunmalı? Yuvalardaki çocukları bilmiyorum gidip, gördünüz mü? Gerçekten çocukların her şeyi var. Sağ olsun devletimiz her şeyi vermiş ama bir çocuğu anne, babanın sevgisini verebilmek, bir kardeşin sevgisini verebilmek devletin yapabileceği bir şey değil. Koruyucu ailelere gelen çocuklar gerçekten aile sevgisini tadıyorlar. Mesela Gizem’i hiç unutmuyorum, getirdim eve yüzüne bakıyorum. Diyorum ki; “Bir sevgi hissedebilir miyim ona karşı” İnanın 3-4 gün sonra baktım ki Gizem’e karşı içimde inanılmaz bir sevgi oluştu. O da bize karşı öyle, demek istediğim; çocuklar ailenin yanında daha mutlu ve daha fazla özgüvene sahip oluyorlar. Ben Gizem’e de bunu verdiğimizi düşünüyorum. Sağ olsun benim eşim bu konuda çok yardımcı, çocuklarım çok yardımcı, ailem gerçekten bana çok yardımcı oldu. Biz çok fazla sıkıntı yaşamadık. Çok mutluyum, iyi ki Gizem’i tanımışım” dedi.  
Kızını kaybedince koruyucu aile ile tekrar anne oldu

Isparta’da yaşayan Mümine Altıntaş, kaybettikleri kızlarının ardından koruyucu aile olmaya karar verdi. Down sendromlu Gizem’e koruyucu aile olan Mümine Altıntaş, 11 yıldır kızı Gizem ile mutlu bir şekilde hayat sürüyor.

Mümine Altıntaş açıklamasında ise; “Benim daha önce down sendromlu bir kızım vardı. Kansere yakalandı, uzun süre tedavi gördü ama kurtulamadı. 22 yaşında vefat etti. Kızım vefat ettikten sonra zor bir sürece girdim. Down sendromlu çocuklarla yaşamak güzel bir şey ama zor bir süreçtir. Eğitimi zor. Bununla başa çıkabilmek çünkü hayatınızınız içinde sürekli bir eğitim programı oluyor. O yüzden biraz zorlanacağımı düşündüm çünkü o zamanlar zor bir süreçten geçmiştim. Sonra başa çıkabileceğimi, yapabileceğimi düşündüm çünkü Gizem benim için hayata tutunma vesilesi olmuştu. O sıralar kızımın vefat etmesi beni gerçekten fazla yıpratmıştı. Kendimi kapatmıştım daha doğrusu, iletişime her şeye kendimi kapatmıştım ama Gizem’in benim evime gelesi benim hayata tutunmam demekti. O yüzden Gizem’e tutundum. Onunla beraber, onun için bir şey yapabileceğimi düşündüm. Kızımın yasını tutmaktansa kalkıp birilerinin elinden tutabilmek, onu hayata kazandırabilmeyi, onun için iyi bir şeyler yapmayı düşündüm. Tabi ki başlarda biraz zorlandım çünkü sizin canınızdan, kanınızdan hiç tanımadığınız bir çocuğu getiriyorsunuz. Nasıl yapabileceksiniz? Küçük mesela, onu tanımıyorsunuz. O süreçte biraz Gizem’i gözlemledim. Ne kadar idrakı açık? Ben onun için neler yapabilirim? Onunla beraber, biz neler çalışabiliriz? Baktım ki Gizem’in algılaması çok güzel, ben bu konuda Gizem’le bir şeyler yapmanın kolay olacağını gördüm. O yüzden hem eğitim sürecimiz başladı çünkü Gizem, bize geldiğinde bir kelime dahi kullanamıyordu, hiç sesi yoktu. Sadece bir tane hareketi vardı, şöyle; su istiyordu. Bizde gerisi hiç yoktu. Sonra Gizem’le ilgilendikçe, bizim sevgimizi de aldıkça, bize güvendikçe artık seslerimiz çıkmaya başladı. Artık kendini ifade etmeye başladı. Tabi bir 11 yıldır sürekli bir eğitim sürecimiz var. Hem sporla ilgili hem akademik olarak eğitimimiz var. Ben tecrübelerimi, kızımla yaptıklarımı Gizem’le beraber halen daha yapmaya devam ediyorum. Gizem çok şeyler kazandı. Şu anda öz bakımını kendi yapabiliyor. Ev işlerinde bana yardım edebiliyor. Okuma-yazmamız daha çok oturmadı ama onlara da devam ediyoruz. Gizem, kolay bir çocuk. Siz sevdiğiniz sürece size karşılığını verebiliyor. O yüzden çok emek sarf ediyorsunuz ama emeğin karşılığını da alıyorsunuz. Boş zamanlarımızda, çok boş zamanımız olmuyor ama genelde Gizem’in istediği şeyleri yapmaya çalışıyorum. Gizem mesela yemek yemeyi çok sever, müziği çok sever. Beraber onuna o ne seviyorsa, bazen sinemaya gideriz. Bazen dışarıda piknik yapmayı çok sever, çok fazla dışarıda oluruz. Şu an ben takı tasarımcısıyım, Gizem’le beraber takı tasarlıyoruz. Gizem’e takı yapmayı öğretmeye başladım. Yapabilirlikleri çok fazla değil bu konularda ama inanıyorum ki; çalıştığım zaman çok fazla şeyler başaracak. Gizem’in yaşı çok değil daha 15, böyle 20’lere daha ilerlerse becerikli bir çocuk, inanıyorum ki ona kendini avutabilecek meşgale bulabiliriz. Neden koruyucu aile olunmalı? Yuvalardaki çocukları bilmiyorum gidip, gördünüz mü? Gerçekten çocukların her şeyi var. Sağ olsun devletimiz her şeyi vermiş ama bir çocuğu anne, babanın sevgisini verebilmek, bir kardeşin sevgisini verebilmek devletin yapabileceği bir şey değil. Koruyucu ailelere gelen çocuklar gerçekten aile sevgisini tadıyorlar. Mesela Gizem’i hiç unutmuyorum, getirdim eve yüzüne bakıyorum. Diyorum ki; “Bir sevgi hissedebilir miyim ona karşı” İnanın 3-4 gün sonra baktım ki Gizem’e karşı içimde inanılmaz bir sevgi oluştu. O da bize karşı öyle, demek istediğim; çocuklar ailenin yanında daha mutlu ve daha fazla özgüvene sahip oluyorlar. Ben Gizem’e de bunu verdiğimizi düşünüyorum. Sağ olsun benim eşim bu konuda çok yardımcı, çocuklarım çok yardımcı, ailem gerçekten bana çok yardımcı oldu. Biz çok fazla sıkıntı yaşamadık. Çok mutluyum, iyi ki Gizem’i tanımışım” dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gul32.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.